Yazı İçeriği
1- Ellerinizi sık sık yıkayın 2- Çok kalın giyinmeyin 3- Geç yatmayın, en az 6 saat uyuyun 4- Kalabalık ortamları tercih etmeyin 5- Öpüşmek yerine başınızla selamlaşın 6- Hareketsizlikten kaçının 7- Su içmeyi ihmal etmeyin 8- Dinlenmeye zaman ayırın 9- Dengeli beslenin

Gribi kendinizden uzak tutmanın yolları

Kış günlerinde pek çok kişi soğuk algınlığı ve gribin pençesinde. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar nezle, grip ve benzeri enfeksiyonlara daha sık yakalanıyor. Oysa kış hastalıklarına karşı koyabilmek o kadar da zor değil. Alacağımız basit ama son derece etkili tedbirler var. İşte gribe karşı alabileceğiniz 9 basit önlem...


1- Ellerinizi sık sık yıkayın

Gribe karşı korunmada el yıkamak basit ama en etkili yollardan biri. Mikroplar en çok ellerimiz yoluyla bulaşır. Bu nedenle gün içerisinde ellerimizi yüzümüze sürmekten kaçınmak ve sık sık sabunla yıkamak çok önemli. Klavye, cep telefonu, kapı kolları, toplu taşıma araçlarındaki tutaçlar gibi yerlerle temasın ardından da sık sık elleri yıkamalı.

2- Çok kalın giyinmeyin

Üşütmeyelim diye kat kat giyindiğimiz kalın kıyafetler ve yünlü kazaklar, yaygın inanışın aksine hasta eder. Önemli olan aşırı terlemeye yol açacak ya da üşütecek giysiler giymemek. Vücut ısısını koruyan ve teri emen pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, mutlaka atlet giyilmeli.

3- Geç yatmayın, en az 6 saat uyuyun

Yoğun ve yorucu iş temposuna bir de uykusuzluk eklenince vücut direnci azalır. Uykusuzluk bağışıklık sistemini zayıflatarak kış hastalıklarına zemin hazırladığı gibi, hastalıkların iyileşme sürecini de yavaşlatır. Özellikle gece geç saatlerde yatmamak, en az 6 saat uyumak çok önemli. Stresi de mümkün olduğunca kontrol almak gerekir.

4- Kalabalık ortamları tercih etmeyin

Virüsler en fazla solunum yoluyla bulaştığından kapalı ve kalabalık mekanlarda uzun süre kalmamak gerekir. Hapşırınca yayılan virüsler 4 saat canlı kalır. Ofiste mümkünse ara sıra pencereleri açarak içeriyi havalandırmak, okulda da her teneffüste içeri temiz hava girmesini sağlamak çok önemli. Öksürüp hapşırırken de ağzınızı elinizle değil, kağıt mendille kapatın. Tek kullanımlık kağıt mendilleri hemen çöpe atın.

5- Öpüşmek yerine başınızla selamlaşın

Bir arkadaşımızı gördüğümüzde ya da misafirliğe gittiğimizde hemen birbirimize sarılıp öperiz. Ama yanlış yaparız. Çünkü sarılıp öpüşmek mikropların doğrudan bulaşması anlamına gelir. O nedenle öpüşmek yerine başımızla selamlaşmamız gerekir.

6- Hareketsizlikten kaçının

Hareketsiz bir yaşam tarzı sağlığımız açısından en büyük tehlikelerden biri. Ofiste çalışanlar öğle saatlerinde kısa süreli de olsa yürüyüş yapmaya çalışmalı. Gün içerisinde hareketsiz kalmaktan kaçınmalı. Haftada üç gün yarım saatlik düzenli tempolu yürüyüş ve egzersiz bağışıklık sistemini destekler, vücut direncini kuvvetlendirir.

7- Su içmeyi ihmal etmeyin

Kış aylarıyla beraber su içme ihtiyacımız azalır ama susamayı beklemeden su içmek, gün içerisinde bol sıvı tüketmek zararlı bakterilerin vücuttan atılabilmesini sağladığından griple mücadelede çok önemli. Su ihtiyacını ağırlıklı olarak su ile karşılamak; bunun yanı sıra ayran, bitki çayları, çorba gibi sulu gıdalar tüketmek gereki. Gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Hazır meyve suyu yerine de meyveyi posasıyla tüketmeli.

8- Dinlenmeye zaman ayırın

Griple mücadelede istirahat de önemli. Kendinizi iyi hissetmiyor, halsizlik ve kırgınlık yaşıyorsanız bunu yöneticinizle paylaşın ve işyerinizden izin alın, evde istirahat edin. Kişinin evde istirahat etmesi hem kendi hastalığının artmaması hem de hastalığını diğer kişilere bulaştırmaması açısından çok önemli bir faktör.

9- Dengeli beslenin

Hasta olduktan sonra, sanılanın aksine C vitamini takviyesinin bir faydası olmaz. Önemli olan hasta olduktan sonra değil, hastalık kapınızı çalmadan harekete geçmeniz. Bu noktada sağlıklı ve dengeli beslenmek çok büyük önem taşır.