Yazı İçeriği
Kalp krizi nedir, ilk belirtileri nelerdir? Kalp krizi geçirenlerde bulantı ve kusma görülebilir Kalp krizinde ağrı 20 dakikadan uzun sürer Kriz sırasındaki göğüs ağrısı Kalp krizi ağrısı nasıl anlaşılır? Kriz sırasında kalp ağrır mı? Kalp krizi sonrası kişi nelere dikkat etmeli?

Kalp krizi, kalp ağrısı yapar mı?

Kalp krizi, dünyada ve ülkemizde ilk sıradaki can kaybı sebebidir. Oysa sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli kontroller ile kalp krizine bağlı can kayıplarında yüzde 50’nin üzerinde azalma sağlanabilir.


Kalp krizi nedir, ilk belirtileri nelerdir?

Kalbe giden damarların ani tıkanması miyokard enfarktüsü denilen kalp krizine sebep olur. Kalp krizinin temel belirtisi göğüste ağrı, baskı, sıkıntı hissi, nefes darlığı ve ritim düzensizliğidir. Göğüs ağrısı genellikle şiddetli, uzun süreli ve sıkıştırıcı tarzdadır.

Bu temel bulgulara terleme, halsizlik, bulantı, kusma, baş dönmesi, baygınlık, ani bilinç kaybı eşlik edebilir. Ağrı genellikle 20 dakikadan fazla sürer ve çeneye ve sol kola yayılabilir. İnanılanın aksine tek başına sol kolda uyuşmanın kalp krizini öngörmedeki değeri düşüktür.

Kalp krizi geçirenlerde bulantı ve kusma görülebilir

Kalbin alt tarafını tutan krizlerde bulantı kusma, tansiyon ve ritim düşüklüğü görülebilir. Soğuk terleme yine göğüs ağrısına eşlik edebilir. Baş dönmesi, baygınlık hali, solukluk, halsizlik eşlik eden diğer semptomlardır. Daha öncesinde kalp krizi geçirmiş kişiler; ilk krizdeki benzer şikayetleri yaşadıklarında, vakit kaybetmeden takip edildikleri merkeze başvurmalıdır. Kadınlarda şikayetler net olmayabilir. Yüzeysel ve atipik şikayetlerle başvuran kadınlarda ayrıntılı bir değerlendirme kalp krizi tanısının atlanmasını önleyecektir.

Kalp krizinde ağrı 20 dakikadan uzun sürer

Kalp krizinde şikayetler tıkanan damara, damarın beslediği bölgeye, tıkanıklık yüzdesine göre değişim gösterir. Tipik bir kalp krizinde ağrı şiddeti giderek artış gösterir ve sıklıkla 20 dakikadan uzun sürer. 24 saat aralıksız devam eden aynı şiddetteki göğüs ağrısında kalp krizi olasılığı daha düşüktür ancak kısmi tıkanan damar darlığına bağlı kalp krizinde ağrı şiddetinde değişikliklerle giden uzun süreli göğüs ağrısına yol açabilir. Yani günlerce süren ve daha çok eforla tetiklenen göğüs ağrıları kalp krizi habercisi olabilir. Ancak kalp krizi günlerce devam etmez. Kalp krizi oluşmaya başladığında genelde 6-12 saat içinde kalpte hasar oluşturur. Bu süreden sonra gelişen şikayetler daha çok bu hasara bağlı ağrılar, çarpıntı ve nefes darlığıdır.

Kriz sırasındaki göğüs ağrısı

Gögüs ağrısı, diğer vücut ağrıları gibi sık görülen ancak insanları ciddi şekilde korkutan bir klinik durumdur. Korkutucudur; çünkü altta yatan bir kalp hastalığının habercisi olabilir. Göğüs ağrılarının çoğunluğu kas iskelet sistemi kaynaklı olmasına rağmen risk faktörleri olan kişilerin kalp hastalığı açısından bir kardiyoloji kliniğine başvurmasında fayda vardır. Kaslara bağlı göğüs ağrılarının temelinde yorgunluk ve stres vardır. Bu tür ağrılar çok değişkenlik gösterir. İstirahat ya da eforda oluşabilir. Saniyeler içerisinde geçebileceği gibi; günlerce süren kas ağrıları da mevcuttur. Gelip geçici, göğüs ve sırtta gezinen, noktasal ve bıçak saplanır tarzda ağrılar; hareket, derin nefes almak ve öksürmekle artan ağrılar sıklıkla kalp krizini göstermez. Mide ve hazımsızlık kaynaklı göğüs ağrıları da sıktır. Genelde bu ağrılar karın ortasından göğüse doğru yayılır. Özellikle gece yatarken oluşan göğüs ağrılarında reflü hastalığı akla gelmelidir.

Kalp kaynaklı göğüs ağrıları sadece kalp krizine bağlı gelişmez. Kalp zarına, kalp kapak hastalığına, kalp kası iltihabi hastalıklarına bağlı da oluşabilir.

Kalp krizi ağrısı nasıl anlaşılır?

Kalp krizi sırasında gelişen göğüs ağrıları karına, çeneye, sırta ve kollara yayılım gösterebilir. En sık sol kolda uyuşma ya da ağırlık hissi gözlenir. Ancak sadece kolda uyuşma ağrı ile ortaya çıkan kalp krizleri çok nadirdir. Genellikle göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi ve nefes darlığı koldaki uyuşmalara eşlik eder. Sağ kola yayılım ise çok nadirdir. Toplumda her 10 bin kişiden 1 kişinin kalbi sağ taraf yerleşimlidir. Bu kişilerde göğüs ağrısı daha çok sağ kola yayılım gösterecektir.

Kriz sırasında kalp ağrır mı?

Kalp göğüsün iç tarafında yer alan bir organdır. İç organ ağrıları genelde yansıyan ağrı olarak kendini gösterir. Yani bir kişi kalbim ağrıyor dediğinde aslında ağrıyan göğüs bölgesidir. Bu ağrı özellikle yaşlılarda, kadınlarda ve şeker hastalında farklılık gösterebilir. Göğüs ağrısı yerine kalp krizi kendisini omuz ve kol ağrısı, çene ağrısı ve karın ağrısı olarak gösterebilir. Özellikle kalbin alt tarafını tutan kalp krizlerinde tek bulgu karın ağrısı ve bulantı kusma olabilir. Bu kişilerde mutlaka elektro çekimi ile kalp krizi taraması yapılmalıdır.

Kalp krizi sonrası kişi nelere dikkat etmeli?

Kalp krizinde temel tedavi erken saatlerde yapılan anjiyo ve balon-stent takma işlemidir. Birçok hasta stent takıldıktan sonra sağlıklarına kavuşmakta, ancak takiplerini ihmal etmektedir. Oysa stent tedavisi ile hastalık kesin olarak yok olmaz. Stentlerin özellikle ilk yıl içinde tekrar tıkanma riski mevcuttur. En kaliteli stentin dahi optimal tedavi ve sağlıklı hayat koşullarının sağlanmasına karşın ilk yılda yüzde 10 tekrar tıkanma riski vardır. Dikkat edilmediği takdirde bu oran yüzde 50’lere kadar çıkabilmektedir. Stent tıkanması ile birlikte yeni bir kalp krizi ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle stent takılan hastalar, hastalığın tekrar etmemesi için aşağıdaki noktalara dikkat etmeleri gerekir.

  • İlaçlar aksatılmamalıdır. Özellikle stent sonrasındaki dönemde hastalara önemli sayıda ilaç tedavisi verilir ve bazen hastalar bu sayıyı çok görüp tedaviyi aksatabilirler. Özellikle erken dönemde aksatılacak kan sulandırıcılar stentin erken dönemde tıkanmasına yol açabilir
  • Sigaradan uzak durulmalıdır. Stent sonrası şikayetleri düzelen hastalar sigaraya devam edebilmektedir. Sigara içimi ile stentin tıkanma riski ikiye katlanır.
  • Şeker hastalığının sıkı kontrolü şarttır. Şeker hastalarında stentlerin tekrar tıkanma oranı daha fazladır. Stent takılan hastalarda kan şekerinin sıkı takibi ve gerekli ilaç tedavisinin düzenlenmesi şarttır.
  • Tansiyon değerlerinin kontrolü stentin uzun vadede açık kalmasını etkiler. Kan basıncı kontrol altında olmayan kişilerde özellikle stentin uç noktalarından tekrar tıkanma oluşabilmektedir. Bu nedenle tuzun kısıtlanması ve verilen tansiyon ilaçlarının düzenli kullanılması önemlidir.
  • Yağlı gıdalardan uzak kalınmalıdır. Kolesterol yüksekliğinin stent tıkanması üzerine olumsuz etkisi net olarak gösterilmiştir. Stent takılan hastalar, yağlı gıdalardan, katı yağ ve kızartmalardan uzak durmalıdır. Kötü kolesterol düzeyi (LDL) 70’in altına indirilmesi stent açıklığı açısından faydalıdır.
  • Düzenli egzersiz yapmak damar yapısını korur ve stentin uzun vadede açık kalmasını sağlar. Hastaların egzersizle stent yerinden oynar korkusunun aslı yoktur.