Yazı İçeriği
Kalp krizi nedir? Kalp krizi belirtilerine dikkat Kalp krizi tanı yöntemleri Kalp krizi geçiren kişiye nasıl yardım edilir? Kalp krizinde acil tedavinin önemi nedir? Tıkanan kalp damarları nasıl açılır? Kalp krizi sonrası evde bakım nasıl olmalı? Kalp krizinden böyle korunabilirsiniz

Kalp krizi belirtileri

Kalp krizi riskini artıran iki önemli risk faktörü bulunur.  Bunlardan birincisi değiştirilemeyen risklerdir. Genetik faktörler, yaş ve erkek olmak, bu ilk grupta yer alır. Ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü olanlar ve erkekler, kalp krizi için daha büyük bir risk altında. Riskleri yaşla birlikte artar. İkinci risk faktörlerine ise değiştirilebilen riskler adı verilir. Bu risk faktörlerini azaltmak kişinin çabalarına bağlıdır. Sigara kullanımı, yüksek kan basıncı (hipertansiyon), diyabet hastalığı, kan yağlarının yüksek olması ve yüksek vücut ağırlığı, yani obezite, değiştirilebilir grupta yer alır.


Kalp krizi nedir?

Kalp krizi, kalbi besleyen koroner arter damarlardan veya dallarından herhangi birisinin tıkanmasıyla başlar. Bu durumda geriye dönüşü olmayan kalp kası hasarı oluşur ya da ölüme neden olan kalp krizi (akut miyokard enfarktüsü) meydana gelir. Kalp krizi, koroner kalp hastalıklarının içinde en acil ve en ağır seyreden durumların başında gelir.

Kalp krizi belirtilerine dikkat

Öne çıkan kalp krizi belirtisi, göğüs ağrısıdır. Klasik olarak bu göğüs ağrısı şiddetli, baskı ya da basınç tarzında, ezici, sıkıştırıcı bir ağrı ve göğsün sol yarısında ya da göğüs kemiğinin altında hissedilir. Ağrı sol kola, alt çeneye, sırta da yayılabilir. Özellikle yaşlı veya diyabet rahatsızlığı olanlarda belirtiler farklı olabilir. Bu kişiler halsizlik, bayılma, nefes darlığı hissedebilir. Kalp krizi geçirenlerde sıklıkla soğuk ter dökme, bulantı, kusma gibi belirtiler de olur ve kalp krizi dışındaki tanıları akla getirerek geç tanı koyulmasına neden olabilir.

Kalp krizi tanı yöntemleri

Kriz tanısı için en önemli iki bilgi, kişinin yakınmaları ve EKG’sinin değerlendirilmesiyle sağlanır. EKG bulguları tipik olarak kalp kriziyle uyumluysa ve kişinin yakınmaları da kalp krizine uyuyorsa, tanı konulur ve derhal tedaviye başlanır. Bazı durumlarda EKG bulguları belirgin olmayabilir. Bu durumda kalp kasının zarar görmesi sonucu kanda yükselen bazı enzimler ölçülür. Bu kan tahlilleri tanı koymada yardımcı olsa da ancak belirli bir süre geçtikten sonra yükselmesi gibi bir dezavantajı bulunur. Bu nedenle uzmanlar ekokardiyografi ya da anjiyografi tetkiklerini isteyebilir.

Kalp krizi geçiren kişiye nasıl yardım edilir?

Krizin farkına varılmış ise ilk yapılacak şey hemen tam donanımlı bir ambulans ile mümkünse "Kalp Krizi Merkezi" olan bir hastaneye süratle ulaşmaktır. Ambulans beklenirken bir adet aspirin (160-300 mg dozunda ) alınmalı. Eğer kriz kişide "ani kalp durmasına" yol açmış ise o zaman derhal suni solunum ve kalp masajı başlatılıp derhal ambulans çağrılmalıdır. Kriz geçiren kişiler ambulans dışında bir taşıt ile (taksi, özel oto gibi) hastaneye taşınması, son derece tehlikeli ve başkalarının hayatı için de risk oluşturur.

Kalp krizinde acil tedavinin önemi nedir?

Kriz tanısı konulduktan sonra acil tedaviye başlanması gerekir. Bu tedavinin iki amacı vardır. İlk amaç; yaşam kaybını engellemek. Kriz nedeniyle olan can kayıplarının en büyük nedeni, ölümcül kalp ritim bozukluklarıdır. Bu nedenle kişinin koroner yoğun bakım ünitesine yatışı yapılır. Burada kalp işlevleri makinelerle sürekli izlenir. Kalp krizi tedavisinde diğer önemli amaç ise tıkanan damarın açılarak kalp kasının zarar görmesini engellemektir. Eğer krizin ilk 1 saati içerisinde damar açıcı tedavi uygulanabilirse, kalp kasının zarar görmesi engellenir. Bu nedenle ilk 60 dakika "altın saat" olarak adlandırılır.

Tıkanan kalp damarları nasıl açılır?

Tıkanan kalp damarları iki yöntemler açılır. Birinci yöntem pıhtı eritici ilaçların damar yoluyla verilmesi. Başarı şansı düşük olduğu için, acil anjiyo laboratuvarı ve ekibinin olmadığı durumlarda yapılır. İkinci ve etkin yöntem ise tıkanan damarın acil kalp anjiyosuyla belirlenip anjiyoplasti ve stentle açılması. Bu tedavi yöntemi yüksek başarı oranına sahip. Kalp damarındaki tıkanıklık, kasık ya da el bileği damarından giriş yapılıp damar içerisinden kalbe ulaştırılan bir tel geçirildikten sonra bir balon yardımıyla giderilir ve tekrar tıkanmaması için stent denilen bir materyal yerleştirilir. Bu durumda kalp işlevinin bozulma riski azaltır.

Kalp krizi sonrası evde bakım nasıl olmalı?

Kişi taburcu olmadan önce detaylı bir risk değerlendirmesi yapılır. Krize yol açan faktörler gözden geçirilir ve bunları ortadan kaldırmaya yönelik girişim planlanır. Bu bakımda, yaşam tarzı değişiklikleri, rehabilitasyon, diyet danışmanlığı ve ilaç tedavilerinin yer alması gerekir. Kalp krizine yol açan etkenlerle mücadele edilmezse, kalp krizinin tekrarlama olasılığı yüksektir. Sigaranın bırakılması, egzersizlerin yapılması, uygun diyet, yüksek tansiyon, diyabet, kan yağları yüksekliğinin tedavi edilmesi büyük önem taşır. Ayrıca verilen ilaçların aksatılmaması da sağ kalımı ve yaşam kalitesini olumlu etkiler.

Kalp krizinden böyle korunabilirsiniz

Kalp krizleri için geçerli olan birçok risk faktörü vardır. Yüksek tansiyon, sigara, diyabet, kolesterol yüksekliği ve genetik etkenler bunların başında yer alır.

Krizi önlemek için risk faktörlerinin taranması, bunların yaşam tarzı değişiklikleri ve bazen de ilaçla kontrol altına alınması gerekir. Kolesterol ve kan basıncının düzenli ölçümlerle takip edilmesi, ideal düzeylerde tutulması, kan şekerinin belirli aralıklarla ölçülerek değerlendirilmesi, eğer kişi diyabetikse kan şekerinin çok iyi düzenlenmesi, sigara içen kişilerin mutlaka sigarayı bırakması, spor alışkanlığı olmayan kişilerin düzenli spor alışkanlığı edinmesi, kilo fazlası olanların da fazla kilolarından kurtulması, alınabilecek başlıca önlemlerdir.