Yazı İçeriği
Anemi Kök hücre nakli Polistemi hastalığı Akut lösemi Trombosit düşüklüğü Multiple miyeloma Lenfoma

Kan bilimi...

İç hastalıkları uzmanı denilince, genellikle hangi hastalıklarla ilgilendiği biliniyor. Ancak hematoloji, bu anlamda çok da tanınan bir branş değil. Toplumda hematolojiye ilişkin bilgiler, genellikle kişinin kendisi ya da yakın çevresinden birinin yolu hematoloji uzmanıyla kesiştiğinde öğreniliyor. Hematoloji; kelime anlamı ve genel kapsamına bakıldığında kan bilimini ifade ediyor. İnsan kanında üç temel hücre grubu bulunuyor: Oksijen taşıyan alyuvarlar, enfeksiyonla mücadele eden akyuvarlar ve pıhtılaşmayı sağlayan kan pulçukları (trombosit). Mikroplarla ve iltihabi olaylarla mücadele eden hücrelerimiz yani akyuvarların (lökositler) eksilmeleri veya fonksiyon kaybı yaşaması, kişinin sürekli zatürre, sinüzit, idrar yolu enfeksiyonu gibi çeşitli mikrobik hastalıklara maruz kalmasına yol açabiliyor. Acıbadem Bodrum Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Serkan Ocakçı, söz konusu durumun en sık ateşle belirti verdiğini belirterek, “Mikrobik hastalığın yerleşimine göre öksürük, balgam, burun akıntısı, geniz akıntısı, idrarda yanma şikayetleri de ortaya çıkabiliyor” diyor. 


Anemi

Kırmızı kan hücrelerinin azalıp, kansızlık yani anemi meydana geldiğinde kişide halsizlik, çabuk yorulma, güçsüzlük, deride solukluk, iştahsızlık, kulak çınlaması, çarpıntı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğüne rastlanabiliyor. Ülkemizde, kadınlar arasında demir eksikliği anemisinin sık görüldüğünü söyleyen Dr. Ocakçı, adet kanamasının fazla olması ve diyette demir içeren gıdaların az alınmasının bunun en önemli nedenleri arasında yer aldığına dikkat çekiyor: “Demir, en çok kırmızı etten elde ediliyor. Halk arasında pekmezin de iyi geldiği söyleniyor ancak bu besinin sık kullanılması kan seviyesini değil, kiloyu yükseltiyor. Tedaviye aylarca devam etmek zorunda olan hastalar sıkılıp, gerekli süreyi tamamlamazsa kansızlığın devam edeceğinin de unutulmaması gerekiyor.”

Kök hücre nakli

Hematoloji biliminin alanına giren bir tedavi de kök hücre nakli. Hematoloji uzmanları tarafından yapılan bu tedavi, ülkemizde son yıllarda sıkça uygulanıyor. Önceki yıllarda nakillerin çoğu kemik iliğinden alınarak yapılsa da artık dünyada ve ülkemizde nakil için gerekli olan hücreler, hastanın veya vericinin dolaşımındaki kandan elde ediliyor.

Polistemi hastalığı

Çevrenizde son derece sağlıklı görünen; dudakları, yanakları, boynu kıpkırmızı insanlara rastlamışsınızdır! Bu kişiler, zaman zaman kan bağışı yaptıklarını ve böylece rahatladıklarını da söyleyebiliyor. Oysa kan fazlalığı “polistemi hastalığı” nedeniyle görülebiliyor. Özellikle sıcak duşta sıkça kaşıntı sorunu yaşayan bu gruptaki kişilerde, hastalığa bağlı olarak kan damarlarında pıhtılaşma olabiliyor. Bu da kalp krizi ve akciğerde pıhtı gelişimine yol açabiliyor.

Akut lösemi

Zor ve ölümcül gözüken akut lösemiler, doğru tedaviyle tamamen iyileşebiliyor. Buradaki önemli noktanın; kişinin kendinde gelişen normal dışı durumu fark ederek, hekime başvurması olduğunun altını çizen Dr. Ocakçı, “Hiçbir şikayeti olmasa da herkesin düzenli kontrolden geçmesi, hastalıklarla mücadele de büyük önem taşıyor” diyor.

Trombosit düşüklüğü

Bir sabah dişinizi fırçalarken diş etiniz ya da herhangi bir anda burnunuz kanarsa veya vücudunuzda morluklar fark ederseniz sorun trombosit sayınızın düşmesi olabilir! Bağışıklık sisteminizin aktifleşip, kendi trombositlerinizi tükettiği immün trombositopenik purpura veya kemik iliğinizin normal hücreler yerine blast denilen, az gelişmiş, kötü karakterli hücrelerle dolup normal hücre yapımının bozulması nedeniyle akut lösemi hastalığının oluşma ihtimali de bulunuyor.

Multiple miyeloma

Toplumda sıkça bel ağrısından şikayet ediliyor. En sık da bel fıtığı ve eklem bozuklukları bu belirtiye yol açıyor. Multiple miyeloma hastalığında kemiklerde delinmeler, çökmeler, kırıklar görülebildiğini, ayrıca kan değerlerini düşürebildiğini belirten Dr. Ocakçı, “Böbrek yetmezliği gelişen, diyaliz aşamasına doğru ilerleyen veya diyaliz tedavisi gören bazı hastalarda multiple miyeloma varsa doğru tedaviyle böbrek sağlığı yerine getirilerek, diyaliz zorunluluğu ortadan kalkabiliyor” diyor.

Lenfoma

Boyunda, koltuk altında, kasıkta beliren ve geçmeyen bir şişlik ya da yumru, lenfomaya işaret edebiliyor. Özellikle gece iç çamaşır değiştirecek kadar terleme, kilo kaybı veya ateş varsa lenfoma konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ocakçı, şöyle devam ediyor: “Lenf bezi kanseri olan lenfoma, genellikle tedaviye çok iyi yanıt veriyor. Uzun süren ve geçmeyen kaşıntıların, bu hastalığın belirtisi olabildiğinin de unutulmaması gerekiyor.”