Yazı İçeriği
Karaciğer yağlanmasında obezite ve tip 2 diyabet faktörü Karaciğer yağlanmasının belirtileri neler? Karaciğer yağlanması nedenleri Karaciğer yağlanmasını tetikleyen hastalıklar Günde 1 bardak kahvenin yararı var Karaciğerin yenilenme özelliğinden faydalanılmalı Karaciğer yağlanması, kalbi yoruyor! Karaciğere zarar veren alışkanlıklardan uzak durun Şok diyetler karaciğer yağlanmasına neden olabilir!

Karaciğer yağlanması nedir?

Karaciğer, vücudun en büyük ve metabolik açıdan en karışık organıdır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlar. Bu nedenle karaciğer sağlığına dikkat etmek hayati önem taşır. Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerindeki olağan yağ miktarı ve oranının üst seviyelere çıkması, rakamsal olarak ifade etmek gerekirse de hücrelerin yüzde 5'inden fazlasının yağlı olması anlamına gelir.


Karaciğer yağlanmasında obezite ve tip 2 diyabet faktörü

Özellikle giderek yaygınlaşan obezitesi olanlar ve ’tip 2’ diyabeti olan kişilerin karaciğer yağlanma oranı ise yaklaşık yüzde 50’nin üzerinde. Fazla kilolu yaklaşık her iki kişiden en az birinin karaciğeri yağlı.

Obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla yakından ilişkili olan karaciğer yağlanmasına çözüm olabilecek etkin bir tedavi yöntemi henüz yok. Ancak en etkili tedavi kişinin sağlıklı beslenmesi ve fazla kilolarından kurtulmasıdır. Karaciğer yağlanması olan bir kişi, mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlayabilirse karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabilir. Yenilenme özelliğine sahip olan karaciğer, dikkat edildiğinde bu özelliği sayesinde eski formuna kavuşabilir.

Karaciğer yağlanmasının belirtileri neler?

Karaciğer yağlanmasının alkole bağlı olan ve alkole bağlı olmayan iki ana grubu vardır. Karaciğer yağlanması sorunu olan kişilerin büyük bir kısmında yakınma veya belirti yoktur, yakınması olanlarda ise halsizlik, yorgunluk ve sağ kaburga altında dolgunluk hissi olabilir. Kişiler, yakınmaların varlığından ziyade başka sebeplerle yapılan batın ultrasonu, batın tomografisi, karaciğer enzimleri gibi bazı incelemelerde bu durumu öğrenir.

Karaciğer yağlanması nedenleri

Ayrıca aşağıda belirtilen hastalıklar da karaciğer yağlanmasına neden olan faktörler arasında yer alır.

  • Alkolik karaciğer hastalığı
  • Hepatit C
  • Wilson hastalığı
  • Lipodistrofi
  • Çok uzun süre aç kalma
  • Damardan beslenme
  • Abetalipoproteinemi
  • Bazı ilaçların kullanımı
  • Reye sendromu
  • Gebeliğin akut yağlı karaciğeri
  • HELLP sendromu
  • Doğuştan bazı metabolizma bozuklukları (LCAT eksikliği, kolesterol ester depo hastalığı, Wolman hastalığı)

Karaciğer yağlanmasını tetikleyen hastalıklar

Karaciğer yağlanmasının tüm mekanizmaları tam olarak ortaya konmuş değil. Fakat temel mesele insülin direnci olarak gözükür. İlk darbeyi sadece karaciğer hücrelerinde basit yağ birikimi (hepatosteatoz) olarak alan karaciğerde daha sonra oksidatif hasar, karaciğer demir birikimi, antioksidan eksiklikleri, leptin ve bağırsak bakterilerinin aşırı gelişmesiyle daha da artar ve bu durumlarda karaciğer daha şiddetli olan ikinci darbeyi alır.

Eklem ve kas iskelet hastalıklarına bağlı hareketsizlik, düzenli egzersiz yapılmaması, beslenmedeki yanlışlıklar, metabolizma üzerine etki eden bazı hormon hastalıkları veya durumlar (polikistik over sendromu, hipotiroidi, obstrüktif uyku apne sendromu, hipofiz yetersizliği ve hipogonadizm) da karaciğer yağlanması ile birlikte sıklıkla görülen ve ilk darbeye neden olan sebeplerdir.

Günde 1 bardak kahvenin yararı var

Karaciğer yağlanması, insan vücudu için hayati önem taşıyan bazı enzimlerin üretilmesini ve gerekli dağılımın yapılmasını engeller ve ciddi hastalıklara zemin hazırlar. Ancak yağlanma sorunu basit önlemlerle giderilebilir. Kilo vermek bu önlemlerin başında gelir. Ancak hızlı kilo verdiren, şok diyetlerden kaçınmak gerekir. Kişinin mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlandığında, karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabilir. Günde bir fincan kahve içmek de karaciğer yağlanmasını ve iltihabı azaltır. Araştırmalara göre her gün kahve içen kişilerde içmeyenlere oranla daha az yağlı karaciğer hastalığı görülüyor. Hatta kronik Hepatit C enfeksiyonu, alkole bağlı karaciğer hastalığı olan kişilerde de kahve içmenin, karaciğer hasarını azalttığı tespit edildi.

Karaciğerin yenilenme özelliğinden faydalanılmalı

Karaciğer, vücudun en büyük ve metabolik açıdan en kompleks organı. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlar. Bu nedenle karaciğer sağlığına dikkat etmek hayati önem taşır. Karaciğer yağlanması ise karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir. Dünyada hızla artan bir sorun olarak karşımıza çıkan karaciğer yağlanması, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına paralel olarak Türkiye’de her 4 yetişkinden birinde görülen bir hastalıktır. Özellikle giderek yaygınlaşan obezite sorunu ve tip 2 diyabeti olanların karaciğer yağlanma oranı ise yüzde 50’nin üzerinde. Yani fazla kilolu her iki kişiden en az birinin karaciğeri yağlıdır. Obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla yakından ilişkili olan karaciğer yağlanmasına çözüm olabilecek etkin bir tedavi yöntemi henüz yoktur. En etkili tedavi kişinin sağlıklı beslenmesinde ve fazla kilolarından kurtulmasıdır. Karaciğer yağlanması olan bir kişi, mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlayabilirse, karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabilir. Yenilenme özelliğine sahip olan karaciğer, dikkat edildiğinde bu özelliği sayesinde eski formuna kavuşabilir.

Karaciğer yağlanması, kalbi yoruyor!

Normal kilolu sağlıklı bir insanın karaciğerinde de yüzde 5’ten az olmak üzere yağ bulunabilir. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, karaciğer hücreleri bundan olumsuz etkilenir ve yağlanmanın düzeyi ile orantılı bir şekilde karaciğerde yapısal ve fonksiyonel bozukluklara yol açar. Hücrelerde biriken yağlar, vücudumuz için hayati önem taşıyan enzimlerin üretilememesine ve gerekli dağılımın yapılamamasına neden olur. Bazı kişilerde karaciğerde iltihap meydana gelir, bazı kişilerde ise karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri görülebilir. Karaciğer yapısının bozulması sonucu hücrelerde biriken yağlar, vücudumuz için hayati önem taşıyan enzimlerin üretilememesine ve gerekli dağılımın yapılamamasına neden olur. Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konulan kişilerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi ve sıkı takip edilmesi son derece önemlidir. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, karaciğer yağlanması ile kalp hastalıkları riskinin arttığına işaret eder.

Karaciğere zarar veren alışkanlıklardan uzak durun

Karaciğere zarar veren alışkanlıklar: Obezite, diyabet, hormonal hastalıklar, ani kilo alıp verme, fazla ilaç kullanımı, aşırı A vitamini kullanımı, aşırı yağlı beslenme alışkanlığı ve alkol. Alkol, karaciğere en çok zarar veren etmenlerden biri. Alkol sonucu vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar vererek ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalıklara neden olabilir. Bunun yanı sıra hareketsiz bir yaşam da karaciğeri olumsuz etkiler. Normal kilolu ancak genetik yatkınlığı olan bireylerde herhangi bir risk faktörü olmasa da karaciğer yağlanması görülebilir.

Beslenme şeklini sağlıklı hale getirerek karaciğer yağlanmasını engelleyebilirsiniz. Fazla kilolardan kurtulmak, alkolden kaçınmak veya minimuma indirmek, Akdeniz tipi beslenmek son derece önemlidir. Gün içinde hareketsiz bir yaşam tarzının da terk edilmesi gerekir. Hayvansal yağlar, işlenmiş et ürünleri, tavuk derisi ve sakatatların yanı sıra aşırı karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınılması gerekir. Günlük taze sebze- meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketmek de önemlidir. Özellikle karaciğerden toksik maddelerin atılımına yardımcı olduğu için mevsiminde enginar tavsiye edilir. Soğan, sarımsak, lahana ve brokoli içerdikleri sülfür ile faydalıdır.

Şok diyetler karaciğer yağlanmasına neden olabilir!

Karaciğer yağlanması tedavisinde yaşam tarzı değişikliği, sağlıklı ve az yağlı beslenmek, egzersiz ve kilo vermek son derece önemlidir. Ancak kilo verirken dikkat! Hızlı ve ani kilo vermekten kesinlikle kaçınmak gerekir. Aksi halde hızlı ve ani kilo kaybı kendi başına karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Bu nedenle şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak durulması gerekir. Karaciğer yağlanması tedavisinde bir önemli konu da egzersizdir. Zira egzersiz ve haftada 4 gün en az 30 dakikalık tempolu yürüyüş, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasına neden olur. Bu da uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından korunmada fayda sağlar.