Yazı İçeriği
Kalbin besin kaynağı damarlar Kalp damar hastalıklarına karşı bunlara dikkat Kalp damar tıkanıklığında tanı süreci Kalp damar sertliği nasıl oluşur? Damar sertliği kalp krizine yol açabiliyor Stent ya da by-pass ameliyatından önce dikkat edilmesi gerekenler Stent mi, by-pass mı? Kalp ameliyatlarında stent ya da by-pass nasıl uygulanır? Stent ya da by-pass ameliyatı sonrası süreç Göğüs kafesini açmadan kalp ameliyatı yapılabilir mi?

Kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir 10 nedeni

Kalbimiz pompa görevini yaparken kalp damarı adını verdiğimiz damarlardan kan alarak beslenir. Bu damarların iç duvarında yağdan zengin maddelerin birikmesi sonucu kalp damar hastalığı oluşur. Damarın daralmasıyla veya aniden tıkanmasıyla kalbin beslenmesi bozulur. Bu durumda kendini 4 şekilde gösteren sonuçlar oluşur. Bunlar; ani can kaybı, kalp krizi, kalp krizi öncesi durum, egzersizle gelen göğüs ağrısı.


Kalbin besin kaynağı damarlar

Kalp, dakikada yaklaşık beş litre kanı vücuda pompalar. Bu kadar yoğun çalışan kalp, beslenmesini de koroner damarlar yoluyla sağlar. Bu damarlarda görülen daralma ya da tıkanma koroner damar hastalığına yol açar. Bu sürece yol açan nedenler “önlenebilir ve önlenemez” olarak ikiye ayrılır. Kalp ve damar hastalıkları erkeklerde daha sık görülür. Ancak menopoz sonrası kadınlarda görülme sıklığı da neredeyse erkeklerle eşitlenir. Bu nedenle kalp ve damar hastalıklarında genetik ve cinsiyet önlenemez faktörler arasında yer alır.

Kalp damar hastalıklarına karşı bunlara dikkat

1 - Sigara

2- Kolesterol yüksekliği. İyi kolesterol denilen HDL’nin düşüklüğü ve kötü kolesterol LDL’nin yüksekliği de bu hastalıkları artırır.

3- Kontrol altına alınamayan tansiyon.

4- Diyabet.

5- Stresli yaşam.

6- Aşırı alkol kullanımı

7- Hareketsizlik.

8- Beslenme bozukluğu

9- Obezite

10- Vücudu zorlayan meslekler.

Örneğin, beslenme alışkanlığına bağlı olarak Ege Bölgesi’nde kalp ve damar hastalıkları daha az görülürken, hayvansal gıda ağırlıklı yemek kültürünün olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde daha çok görülür. Bu faktörler kadar etkisi olmasa da kişilik özellikleri, özellikle de içine kapalı kişilerde kalp hastalıklarının ortaya çıkma riski daha yüksek olur.

Şimdi gelelim kalp ve damar sağlığında sık görülen rahatsızlıklara…

Kalp damar tıkanıklığında tanı süreci

Damar tıkanıklığı tanısında altın standart koroner anjiyografidir. Kasıkta ya da bilekteki atardamara iki-üç mm kalınlıkta bir tüp yerleştirilir. Kateter adı verilen bu tüpün içinden ilerletilen başka bir tüp ile aort ana damarı içinden kalp damarlarına ulaşılır. Bu arada işlem sürekli monitörden izlenir. Kalbi besleyen damarların girişine gelindiğinde, kateter vasıtasıyla verilen renkli ilaçla kalp damarlarının filmi çekilir. Anjiyodan elde edilen verilere göre tedavi şekli belirlenir.

Kalp damar sertliği nasıl oluşur?

Kan damarlarının iç yüzeyi, ince ve narin bir tabaka ile kaplıdır. Endotel adı verilen bu tabaka, pürüzsüz bir yüzey sağlayarak kanın akışkanlığına yardımcı olur ve damarın daralma, genişleme gibi süreçlere uyumunu sağlar. Endotel yapıda risk faktörlerine bağlı olarak (cinsiyet, obezite, sigara kullanımı, stres...) gelişen bozulma nedeniyle, damarların özellikle çıkış ve dallanma bölgelerinde kireçlenme başlar. Bu da ateroskleroz yani damar sertliğine yol açar.

Damar sertliği kalp krizine yol açabiliyor

Ateroskleroz’un (damar sertliği) olduğu yere pıhtı gelmesiyle, damardaki daralmaya bağlı olarak kalp dokusu yeterince kanlanamaz ve anjina adı verilen göğüs ağrıları ortaya çıkar. Uyarı niteliği taşıyan bu ağrıların kendine has özellikleri vardır. Göğüs bölgesinden başlayarak boyuna ve kola yayılır, ancak dinlenince geçer. Damarlardan geçen kanın yeterli olmadığını gösteren bu ağrı, kalpte hasara yol açmaz. Ancak damar sertliğinin olduğu yere pıhtı gelip tam tıkadığında ise kalpte hasarlanmaya yol açan kalp krizi gelişir. Kalp krizi sırasında hissedilen göğüs ağrısı tamamen farklı seyreder. Dinlenilse de geçmez, bazen terleme, tende solukluk ve hafif morarma ile bulantı, hatta kusma belirtileri de görülür. Kişilerin yarısında hiçbir şikayet yokken kalp krizi ortaya çıkabilir. Özellikle genç yaştaki kişilerde herhangi bir belirti olmadan gelen kalp krizleri ölüme neden olabilir. Çünkü yaş ilerledikçe kolleteral adı verilen ince damarlar gelişir ve kalbin beslenmesine yardımcı olur. Bazen de kişinin hiçbir şikayeti yokken, tesadüfen kalbinde sorun olduğu tespit edilir.

Stent ya da by-pass ameliyatından önce dikkat edilmesi gerekenler

Stent ya da by-pass ameliyatından önce kişinin risk faktörlerinin değerlendirilmesi gerekir. Özellikle ameliyat öncesi eğer kişi diyabetikse şeker düzeyinin ideal oranda olmasına dikkat edilmeli. Akciğer testleri yapılmalı. Burada önemli bir nokta, şah damarlarında herhangi bir darlık olmamasıdır. Çünkü bu damarlarda olan ve kalp ameliyatı öncesinde fark edilmeyen darlıklar nedeniyle kişinin komaya girme, hatta yaşamını kaybetme riski bulunabilir. Bu riski ortadan kaldırmak için by-pass ameliyatı yapılacak kişilerin şah damarları ultrasonla görüntülenir. Eğer yüzde 70’in üzerinde bir darlık varsa, ameliyat stratejisi buna göre belirlenir.

Stent mi, by-pass mı?

Kalbin, sağ ve sol olmak üzere iki ana damarı vardır. Sol ana damar, kalpten çıktıktan iki-üç santimetre sonra, iki ana dala ayrılır. Biri kalbin ön tarafını, diğeri de yan ve arka yüzünü besler. Sağ ana damar da, kalbin sağ tarafının kanlanmasını sağlar. Kişiden kişiye değişmekle birlikte, bu iki ana damarın bir, iki ya da üç dalı bulunur. Eğer, sol tarafın ana damarının iki-üç santimetrelik çıkış kısmında ya da öndeki damarın ilk üçte birlik bölümünde darlık varsa, ameliyat kararı verilir. Sağ tarafta darlık varsa öncelikle stent tedavisi önerilir. Darlığın görüldüğü yere göre stent ya da by-pass ameliyatına cerrah karar verir. Kalp damarlarındaki darlık, damarların uç kısmında ise girişime gerek kalmadan ilaçla tedavi edilir.

Kalp ameliyatlarında stent ya da by-pass nasıl uygulanır?

Stent uygulamasında, damarlardaki darlığın boyutu, çapı ve uzunluğuna göre titanyum ya da çelikten bir kafes, kateter (damar içine ilaç veya sıvı vermek veya almak için özel olarak hazırlanmış tüp) aracılığıyla damarın daralma görülen bölümüne ulaştırılır. Darlık dışarı doğru itilerek, açılma sağlanır ve kanın akışı rahatlatılır. Kullanılan stentler “ilaçlı ve ilaçsız (bare)” olarak ikiye ayrılır. İlaçlı olanlarda, stent içinde yeniden darlık gelişmesini önlemeye yardımcı ilaçlar bulunur. By-pass ameliyatında ise darlığın olduğu bölüm tamamen devre dışı bırakılarak, kan akışı, konulan başka bir damar yolu ile sağlanır.

Stent ya da by-pass ameliyatı sonrası süreç

Kalp ameliyatlarının iki hedefi vardır: Birincisi kişiyi kalp krizi gibi risklerden korumak, ikincisi de hayatına aynı şekilde devam edebilmesini sağlamaktır. Ameliyat sonrası kişiden damarlarda soruna neden olabilecek faktörleri azaltması, sigara içiyorsa bırakması, kilo fazlası varsa zayıflaması istenir. Yaklaşık bir aylık dinlenme sürecinin ardından kişinin iş ve özel hayatının normal rutinine dönebilmesi sağlanmaya çalışılır.

Göğüs kafesini açmadan kalp ameliyatı yapılabilir mi?

Kalp ameliyatları, operasyon sonrası kalan iz nedeniyle bazen estetik kaygılara da yol açabilir. Ancak göğüs kafesini açmadan da bazı ameliyatların gerçekleştirilmesi mümkün. Bu ameliyatlar çok küçük bir insan grubu için söz konusudur. Kalbin ön tarafında bulunan ana damara by-pass yapılacaksa küçük bir kesi ile meme atardamarının hazırlanmasıyla göğüs kafesi açılmadan uygulama yapılabilir. Ama kalbin arka tarafında by-pass gerekiyorsa ya da dört beş damara birden by-pass yapılacaksa en uygun tedavi şekli, göğüs kemiğinin tamamen açılarak, kalp damarları tamamen görülerek uzun ömürlü ve sağlam çözüm üretmektir. Bu tip sağlık sorunlarında estetik kaygılar yerine, sağlam ve uzun ömürlü tedavi daha önemlidir.