Yazı İçeriği
Siğil bulaşıcı mı? Siğiller kimlerde görülür? Siğil çeşitleri Siğil kendiliğinden geçer mi? Siğiller nasıl teşhis edilir? Siğil tedavisi Kanser riski olabilir Siğillerin çıkması engellenebilir mi?

Siğil neden çıkar?

Siğil, human papilloma virüs (HPV) olarak adlandırılan virüsün oluşturduğu bir viral enfeksiyondur. Sık görülen HPV’nin 150‘den fazla tipi mevcuttur. Ancak insanda hastalık oluşturan tiplerin sayısı oldukça azdır. Siğillere en çok yol açan tip, HPV 6 ve HPV 11‘dir. Virüs yaygın olmasına karşın kişilerin bağışıklık sistemi cevabı nedeniyle herkeste siğile neden olmaz.


Siğil bulaşıcı mı?

HPV, derinin üst tabakasına yerleşir ve genellikle deri renginde, pembemsi veya açık kahverenge sahip küçük kabarıklıklar şeklinde görülür. Bu nedenle bazen et benleri ile karıştırılabilir. Ancak bulaşıcı olduğundan zamanla yeni lezyon çıkışının devam etmesi de siğilleri benlerden ayırır. HPV virüsüne temas ile oluşur ve bulaşması kişiden kişiye direkt temas şeklinde olabileceği gibi virüsün bulaştığı yüzey veya eşyalar yoluyla da olabilir. Temas sonrası birkaç haftadan birkaç yıla kadar değişen sürelerde ortaya çıkan, yavaş büyüyen lezyonlara neden olur. Deri yüzeyinde çatlak, kesi, egzama olması veya cildin sürekli ıslak ve nemli kalması gibi deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda bulaşma riski çok daha fazladır.

Siğiller kimlerde görülür?

Yaygın görülen bir hastalıktır. Genital bölge dışı siğiller, en sık çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Sıklığı değişik çalışmalarda yüzde 10-30 arasında bulunmuştur, yetişkinlerde ise yüzde 3 civarındadır. En sık görülen yaş aralığı ise 12-16 arasıdır. Yapılan araştırmalarda kırsal kesimlerde şehirden daha yüksek oranda görüldüğü gösterilmiştir. Bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklara sahip bireylerde de daha sık görülür.

Siğil çeşitleri

Siğil,tüm vücutta herhangi bir yeri tutabilen deri ve mukozalarda görülen bir enfeksiyondur. Yerleşim yerine ve klinik görünümlerine göre isimlendirilen farklı çeşitleri bulunur. 

Verruca vulgaris (basit verrüler): En sık görülen tiptir. Sıklıkla el, diz-dirsek ve ayak gibi travmaya daha çok maruz kalan bölgelerde görülür ancak vücudun herhangi bir bölgesine yerleşebilir. Deri renginde, deriden kabarık, yüzeyi kaba ve pütürlü görünümdedir. Tırnak çevresi yerleşim gösteren siğiller tırnaklarını ısıranlarda daha sık görülür, tırnak büyümesini etkileyebilir ve ağrıya neden olabilir.

Plantar siğil (ayaktabanı siğili): Genellikle ayaklarda basınç noktalarında görülür. Diğer siğillerin aksine deriden dışarıya değil, derinin içine doğru büyür. Sıklıkla tek ayakta çoklu lezyon şeklindedir. Deri yüzeyinde küçük bir delik ve etrafında kalınlaşmış deri varlığı nedeniyle nasırla karıştırılabilir. Basmakla ağrı oluşturup yürümeyi zorlaştırabilir.

Verruka plana (düz siğil): Daha çok çocuklar ve genç yetişkinlerde görülür. Genellikle çok sayıda özellikle yüz, boyun, el üstü, bileklere yerleşir. Yüzeyi düz, deri renginde veya hafif kahverengi renkte zor farkedilen kabarıklıklardır. Erkeklerde sakal bölgesine yerleşirse traş sonrası, kadınlarda bacakların traş edilmesi sonrası bulaş ile çok sayıda lezyona neden olabilirler. Yüze yerleştiğinde güneş lekesi ile vücutta ise benlerle karıştırılabilirler.

Filiform siğil: Saplı, deri rengi lezyonlar şeklindedir. Ağız, burun, boyun veya çene altında sık görülürler.

Genital siğil: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar içinde en sık görülenidir. Enfeksiyonların büyük kısmı subklinik veya latenttir. Bu lezyonların bulaştırıcılığına dair kesin bir bilgi yoktur. Genital bölgeye yerleşen siğiller, düz siğillerden karnabahar görünümlü lezyonlara kadar farklı klinik görünümde olabilir.

Siğil kendiliğinden geçer mi?

Yetikşinlerde tedavi uygulanmadan siğilin kendiliğinden gerilemesi çok nadirdir. Çocuklarda ise 2 yıl içinde  kendiliğinden iyileşme olabilir. Ancak siğil bulaşıcı bir hastalık olduğundan yenilerinin çıkma ihtimali olması, zamanla büyüklüğünün artması ve tedaviye dirençli hale gelmesi nedeniyle tedavi edilmesi tercih edilir.

Siğiller nasıl teşhis edilir?

Siğil tanısı genellikle klinik dermatolojik muayene ile doktor tarafından konur. Ancak klinik olarak tanı konulamayan durumlarda patolojik inceleme için biyopsi alınması da gerekebilir.

Siğil tedavisi

Bulaşıcı bir hastalık olduğundan tanı konulduğunda tedavi edilmesi tercih edilir. Direkt virüsün kendisine özel bir tedavi yöntemi yoktur. Siğilin yerleştiği dokunun yıkımı amaçlanır. Tedavide hastanın yaşı, altta yatan hastalıkları, lezyonların sayısı, yerleşim bölgesi ve tipine göre tedavi planı yapılmalıdır. Asitli solüsyonlar, kriyoterapi, elektrokoterizasyon veya cerrahi olarak siğilin alınması gibi yöntemlerden hasta için uygun olanına doktor tarafından karar verilir. Bazı hastada tek seans tedavi yeterli olurken bazı hastalarda tekrarlayan seanslara gerek olabilir. Tedavi yöntemleri dışında kişinin bağışıklık siteminin cevabı da başarıyı etkileyen bir etmendir. Bu nedenle immün sistem destekleyen ürünler de yardımcı tedavi olarak kullanılabilir.

Kanser riski olabilir

Siğiller genellikle zararsız olsalar da estetik olarak rahatsız edicidirler. Özelikle mukozalarda (ağıziçi, genital bölgenin ıslak kısımları, anal bölge gibi) yerleşen siğillerde malignite (kanser) gelişme riski olabildiğinden mutlaka tedavi edilmelidir.

Siğillerin çıkması engellenebilir mi?

  • Öncelikle siğili olan kişilerle temas etmemeye özen gösterilmeli.
  • Özel eşyaların başkaları ile paylaşılmamasına dikkat edilmeli.
  • Yüzme havuzunda, ortak kullanılan duş alanlarında ve giyinme kabinlerinde yere çıplak ayakla basılmamalı.

Tedavi sonrası siğil tamamen iyileşse bile virüs deri içinde varlığını devam ettirebildiğinden tedavi sonrası tekrarlamalar görülebilir.